BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?

BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?

Tokat hakkında neyi ne kadar biliyorsunuz?

1.Kelkit Çayı, Çekerek Çayı, Yeşilırmak ve Tozanlı Irmağı’nın Kuzeyden, güneyden, doğudan, batıdan Tokat’ı adeta sararak suladığını ve Tokat’ın bu özelliği ile Anadolu’daki tek şehir olduğunu,

Adsız

2.Selçuklu ’da “Darün Nusret”, Osmanlı’da “Darün Nasr” (yardım edenler şehri) olarak anıldığını,

3.5000 yıla uzanan tarihinde 14 devletin; Hatti İmparatorluğu, Hitit İmparatorluğu, Frig Uygarlığı, Med Uygarlığı, Pers Uygarlığı, Büyük İskender İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Araplar, Danişmend Devleti, Anadolu Selçuklu Devleti,  Moğol İmparatorluğu, İlhanlı Devleti ve Osmanlı İmparatorluğu’nun bu topraklarda egemenliklerini sürdürdüğünü,

4.Antik dönemden başlayarak en çok isim alan bir şehir olduğunu; Antik dönemde ‘Komana’, Bizans idaresinde ‘Evdoksia’ ve ‘Dokeia’, Arap idaresinde ‘Dokat’, İran idaresinde ‘Kâh cun’,  Selçuklulara döneminde ‘Dar’ün Nusret’, Moğol idaresinde ‘Sobaru’,  Osmanlı yönetiminde ise ‘Dar’ün Nasr’  olarak adlandırıldığını,

5.İnanç çeşitliliği açısından Orta Karadeniz Bölgesi’nde oldukça önemli bir konumda olduğunu, özellikle Alevi, Sünni, Mevlevi, Ermeni ve Arap vatandaşların bir arada yaşayabildikleri merkezlerden birisi olması nedeniyle de farklı bir zenginliğe sahip olduğunu,

6.Anadolu’daki en büyük 12 Bektaşi Ocağı’ndan birisi olan Hubyar Sultan’ın Tokat’ta bulunduğunu,

7.‘Kırk Hatim Uygulaması’ ve cenazenin camide değil, “musalla” da kıldırılmasının bu şehre (Zile) özgü olduğunu,

8.Şair Emrah ve Cahit Külebi gibi şairlerimizi bağrında (Niksar) barındırdığını,

9.Karadeniz ve İç Anadolu iklim kuşağında yer aldığını, dört büyük akarsuyun sarıp sarmaladığını, verimli topraklarıyla “Türkiye’nin meyve bahçesi” olduğunu, Mevlana’nın ‘Fih-i Ma fih’ adlı eserinde “Tokat’a gitmek gerek çünkü orada insanlar ve iklimi mutedildir” diyerek iltifat ettiği ve Konya’dan sonra bir Mevlevihane’nin bulunduğunu, Evliya Çelebinin “Gariplerle dostturlar, kin tutmaz, hile bilmez, yumuşak huylu insanların yaşadığı yerdir” diye bahsettiği, dinginliğin, muhabbetin, duruluğun kaynağı ve farklılıkların birlikteliğe dönüştüğü bir yer olduğunu,

10.En eskisi 900 yıllık olmak üzere, Danişmendli, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait, yaklaşık 30 küsur eseri 900 adımda görebileceğiniz ve Ordinaryüs Profesör Süheyl Ünver’in “Açık konuşayım. Bu eserler 300 ile 800 yaş arasında birer Tokat azizi. İstanbul’da Konya’da, Bursa’da ve Edirne’de bulunmayan en güzel eserler inanın bana Tokat’ta” diye övgüyle söz ettiği bu eşsiz ve tek destinasyonun Tokat’ta Sulu Sokak’ta bulunduğunu,

11.Dünyanın sekizinci harikası diye tanımladığımız, tüm mağara oluşumlarını ve özgün soğan sarkıklarını görebileceğiniz Ballıca Mağarası ile doğal cennet Kaz Gölü’nün (Pazar) Tokat’ta bulunduğunu,

12.Anadolu tarihinde bilinen ilk dikey milli su değirmenlerinin Cabeira’da (Niksar) Lykos (Kelkit Çayı) üzerinde Mithridates krallığı döneminde, yaklaşık olarak M.Ö I. Yüzyılda inşa edildiğini, endüstrinin mihenk taşı olan bu yapıya Romalı askerlerin oldukça ilgi gösterdiklerini, Romalı askeri mühendis (Fabri) Vitruvius (M.Ö. I. Yüzyıl sonu) tarafından bu teknolojinin Roma’ya götürüldüğünü,

ss

13.Uygur Türkleri’nin Doğu Türkistan’ın Turfan Bölgesi’nde yaptıkları ve “kariz” dedikleri yer altı su kanallarının “kerhiz” adıyla ilk kez bu coğrafyada (Zile’de) kullanıldığını,

14.Anadolu’daki ilk idareci mektebinin Türklerin Anadolu’ya gelişinden itibaren 1210 yılında, Tokat, Niksar’da açıldığını,

15.Yunan Kilisesi’nin babası olarak adlandırılan Gregory Thaumaturgus’un 240 yılında Niksar’da doğduğunu, Niksar’ın ilk papazı olarak Amasya Papazı Phoedimus tarafından kutsandığını ve bu olayın kilisedeki ilk hiyerarşinin büyümesi olarak tanımlandığını,

16.Tokat’ın merkezinde iki kaleye sahip Türkiye’deki tek şehir olduğunu, bunlardan birisinin, şehrin ortasında sarp kayalar üzerinde bulunan, Roma döneminde yol güvenliği için kurulan, 500 yıl Bizans egemenliğinde kalan ve Eflak Prensi  Vlad Tepeş (Kazıklı Voyvoda)’ in dört yıl hapis tutulduğu Tokat Kalesi, diğerinin de şehre Sivas istikametinden girişte bulunan Çördük Kalesi olduğunu,

17.Dünya tarafından Drakula diye bilinen Kazıklı Voyvoda III. Vlad (Tepeş)’ın Tokat Kalesi’nde tutsak olarak kaldığını,

18.Anadolu’nun ilk üç ressamından birisi olan Zileli Nakkaş Emin’in Zileli olduğunu ve kalemkari süslemelerinin, eski adıyla Sarin ya da Kırklar Köyü, yeni adıyla Şeyh Nusrettin Köyü’nde, Latifoğlu Konağı, Yağcıoğlu Konağı ile Amasya, Merzifon’da bulunduğunu,

19.Tokat’ın, doğa, doğa eğitimi, jeolojik mirasın varlığı ve korunması ihtiyacını birlikte karşılayan olağanüstü bir turizm çeşidi olan Jeoturizm varlıklarının en ilginç olanlarını barındıran bir şehir olduğunu, Niksar’dan başlayarak Pazar’daki Ballıca Mağarası’na kadar jeoturizm objesi noktaların, jeositlerin göreceli ilgi çekici bulunduğunu, iyileştirici özelliği ile kutsallığı ve 1400 yıldır şifalı olduğu kabul edilen Ayvaz Suyu, bir dönem askeri üs, bir dönem papazların inzivaya çekildiği Efkerit Mağarası, 1939 ve 1942 deprem kırıklarının uçları, Çam İçi Yaylası, Ballıca Mağarası ve bütün dünyanın tanıdığı Kuzey Anadolu Fayı KAF’ın en iyi gözlemlendiği yerin Tokat Niksar olduğunu ve tüm dünyada ender bulunan “fay boyu volkanizması”nın ürünlerinin burada olduğunu,

20.İncil’de geçen Sebaste’nin 40 şehidinin küllerinin eskiden Sarin ya da Kırklar Köyü diye bilenen bu köye gömüldüğünü ve bu köye Hristiyanlarca haç ziyareti yapıldığını,

21.Roma İmparatoru Julius Caesar’ı da cezp eden, Roma’dan Yeşil Irmağın zengin suyuna; Çekerek Çayı’na kavuşan ilçesine kadar gelmesine neden olan ve Pontus Kralı II. Pharneke ile Kırkağaç mevkiinde yaptığı ve zaferle sonuçlandırdığı savaştan sonra dünyanın en kısa mektubunu; “Veni Vidi Vici” (Geldim, gördüm, yendim) Roma’ya gönderdiği şehrin Zile olduğunu,

22.Tokat’ın, öz be öz Türk topluluğunun; Beydilli Türkmenleri ’nin yaşadığı ve Şaman kültürü ve geleneklerinin yaşatıldığı, bazı yerlerde “aşiret, bazı yerlerde “sıraç” bazı yerlerde de Hoca Ahmet Yesevi’nin lakabı olan “Hubyar” ismiyle anılan, karakteristik kırmızı gül süslemelerini görebileceğiniz mezarların bulunduğu 18 adet köye sahip tek il olduğunu,  Zile’nin Acısu Köyünde Orta Asya’dan kalan bir Şaman bayramı olan Ficenk Bayramı’nın her yıl 24 Nisanda kutlandığını,

23.700 yıllık geçmişe sahip, El Baskı Yazmacılığı’nın “gelenekten geleceğe” sloganıyla yaşatıldığı tek ilin Tokat olduğunu,

24.Osmanlı İmparatorluğu döneminde yazmacılık sanatının yalnız Tokat’a has olduğunu,

25.Başka yerlerde yazma yapmanın yasak olduğunu,  Valide Sultan’a ‘has’ olduğundan ve yazmacılığın gelirleri de Tokat Hassına ait bulunduğundan bu gelir kaynağının aksamaması için başka yerde yazma yapılmasına müsaade edilmediğini,

26.On yedi ve on sekizinci yüzyılda Osmanlı saray mensuplarının Valide sultanlar dâhil giydikleri elbiselerin Tokat’ta dokunup gönderildiğini,

27.Tokat bağcılığının meşhur olması nedeniyle Fatih Sultan Mehmet’in Tokat’ın bağcı ve meyveci ustalarını İstanbul’a getirterek Beykoz mıntıkasında Tokat Bahçeleri adıyla üzüm bağları ve meyveleri kurdurduğunu,

28.Cizvit Papazlarının, 1881 yılında Tokat’ta Bey Bağları, Topçu Bağları, Kemer Bağları, Malkarası Bağları’nı kurduklarını ve bağcılığın Tokat’ta gelişmesine büyük katkı sağladıklarını ve bir zamanlar 37 cins üzüm bulunduğunu,

29.Tokat üzümlerinden yapılan şarapların çok kıymetli olduğunu, Diren Şarapları’nın Türkiye ve dünyada aranan ödüllü şaraplar arasında bulunduğunu,

30.Mahlep Şarabı’nın yalnızca Tokat’ta üretildiğini ve Tokat’a has olduğunu,

31.Tokat’ın “Yaşayan İnsan Hazinesi” unvanlı bir kültür sanatçısına sahip olduğunu, Niksar’da 70 yıllık bir kültürel yolculuğu olan kavalın zirvesindeki sanatçı Yaşar Güç’ün UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması kapsamında “Yaşayan İnsan Hazinesi” ilan edildiğini,

32.Tokat’ın 52 farklı dalda geleneksel el sanatını bağrında barındıran şehir olduğunu,

33.Bez Sucuğun yalnızca Tokat’ta üretildiğini, başka yerde üretilmediğini ve yüzde yüz et olduğunu,

34.Tokat’ta 14 farklı noktada yamaç paraşütü yapıldığını, Tokat Mercimek Tepe’de bir yamaç paraşütü tesisi bulunduğunu,

35.20 Haziran 1919’da Niksar Hükümet Konağı’nın önünde İzmir’in işgalini protesto mitingi düzenlendiğini, bu mitingin Anadolu’daki ilk miting olduğunu, miting sonrası, Reddi İlhak Cemiyeti Niksar Şubesi Reisi Hacı Mahir Efendi imzasıyla İtilaf Devletleri temsilcilerine birer protesto telgrafı çekildiğini,

36.Tokat’ın Selçuklunun altı, Osmanlınınsa on önemli şehrinden birisi olduğunu,

37.Alaeddin Keykubat dâhil Selçuklu tahtına çıkan şehzadelerin çoğunun Tokat’ta yöneticilik yaptığını,

38.Tokat’ın yalnızca bir yüzyılda (14.yüzyıl) Selçuklular, İlhanlılar, Eratna Beyliği, Kadı Burhaneddin ve Osmanlı Devleti olmak üzere beş ayrı yönetim gördüğünü,

39.Avlu yüzeylerinin tamamen çini kaplı olduğu tek açık avlulu Gök Medrese’nin Tokat’ta bulunduğunu,

40.Dünyaca ünlü Apollon heykellerinden bir tanesinin Tokat Müzesi’nde bulunduğunu,

41.Yavuz Sultan Selim’n Çaldıran seferine giderken otağını Reşadiye (Demircili) Selemen Yaylası’nda kurup, burada Cuma namazını kıldığını,

42.İlim ve fikir adamı Şeyhülislam İbn-i Kemal’in Tokatlı olduğunu,

43.Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa’nın Tokatlı olduğunu ve adına Tokat’ta bir müzenin olduğunu,

44.Ahmet Yesevi’nin talebelerinden olan Hubyar Sultan’ın Tokatlı olduğunu ve mezarının Almus’un Tekeli Yaylası’nda bulunduğunu,

45.Anadolu’nun önemli ozanlarından Kul Himmet’in Tokat’ın Almus İlçesi Varzıl Köyü’nde yaşadığını,

46.Bugün Anadolu Medeniyetler Müzesi’nde sergilenen “Çocuğunu Emziren Kadın Heykeli” nin Erbaa Horoztepe’den çıktığını,

47.1730’da başlayan Patrona Halil İsyanı ’ndan itibaren padişahın fermanı ile Osmanlı Topraklarındaki tüm hamam işletmelerinin Tokatlılara verildiğini,

48.Melik Danişmend Gazi tarafından XI. Yüzyılda yaptırılan Garipler Caminin 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra bütün Anadolu’daki en eski cami olduğunu,

49.Tokat’ın 1659 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde bir idari-mali birim olan Voyvodalık sistemine dâhil edildiğini, bu durumun tazminata kadar devam ettiğini, bu süre zarfında Tokat’ta görev yapan idarecilerin Tokat Voyvodaları olarak anıldığını,

50.Şehrin merkezinde bulunan ve bugün Taşhan olarak bilinen hanın isminin gerçekte Voyvoda Han olduğunu, bu ismin Tokat Kalesi’nde esir tutulan Eflak Prensi Kazıklı Voyvoda ile bir ilgisi bulunmadığını,

51.Voyvoda Han’ın Anadolu’daki en büyük şehir hanlarından birisi olduğunu, ,içte 76 dışta 27 olmak üzere toplam 103 mekân bulunduğunu,

52.Danişmendli Sultanı Nizamettin Yağıbasan tarafından yaptırılan Yağıbasan Medresesi’ nin Anadolu’nun ilk Tıp Medresesi olduğunu, Anadolu’nun ilk tıp fakültesinin ve astronomi bilimlerinin Niksar merkez olmak üzere Tokat ve Niksar’da okutulduğunu,

53.Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük ağır sanayi tesisi olan bakır kalhanelerinin Tokat’ta olduğunu

54.Tokat ve Niksar’da bulunan Yağı Basan Medreselerinin (Tokat’taki medreseye aynı zamanda Çukur Medrese de denilmektedir) aynı özelliği taşıyan üç medreseden ikisi olduğunu, diğerininse Basra’da bulunduğunu,

55Karadeniz Bölgesi’ndeki uluslararası standarda sahip,  Uluslararası Kamp Karavan Federasyonu’nun (F.I.C.C ) üyesi olan ve ilk ve tek Kamp ve Karavan Tesisi ’nin Niksar’da bulunduğunu,

56.Anıtkabirin zemin etüdünü yapan Prof. Hamdi Peynirci’nin Zileli olduğunu,

57.Türkiye’nin ilk komünist partisini kuran Nazım Resmor’un Zileli olduğunu,

58.Niksar’ın Danişmendliler Devleti’nin başkenti olduğunu,

59.Niksar Kalesi’nin Türkiye’nin ikinci büyük kalesi olduğunu,

60.Fatih Sultan Mehmed’in Ramazan Ayını Niksar’da geçirdiğini, bayram namazını Ulu Cami’de kıldığını ve buradan Rumların yaşadığı Trabzon’a girdiğini,

61.Yavuz Sultan Selim’in iki gün süreyle Niksar’da konakladığını,

62.Çam İçi Yaylası’nın Kaz Dağları’ndan sonra nem oranının sıfıra yakın olması nedeniyle astım ve şeker hastaları tarafından tercih edilen, doğa yürüyüşü, dağcılık tırmanışları, flora/fauna incelemesi yapabileceğiniz bir yayla olduğunu,

63.Niksar Cevizi’nin dünyada bir numara olduğunu, tüm Türkiye’nin cevizinin Niksar’da kırıldığını,

64.Beyaz Narince asma yaprağının en kalitesinin sadece Tokat’ta yetiştiğini,

65.Osmanlı İmparatorluğu’nun İznik, Kütahya, Çanakkale’den sonra en önemli seramik üretim merkezinin Tokat’ta olduğunu,

66.1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu Coğrafyasında kurulan Türk Beyliklerinin en büyüklerinden birinin Danişmendliler olduğunu,

67.Niksar’ın geç Bizans ve erken Selçuklu dönemimin en önemli ve Türklerin 1071 sonrasında Danişmendliler eliyle Diyar- Rum’da fethettiği en erken ve önemli ilk yerleşimlerden olduğunu, burasının tam bir Bizans ve Hristiyan şehri iken kısa zamanda Türk-Müslüman şehri kimliğini kazandığını, Niksar’ı Türk şehircilik tarihinde ayrıcalıklı kılan ilk büyük özelliğinin bu olduğunu,

68.Osmanlı İmparatorluğunun en önemli dericilik sanayisinin Tokat’ta olduğunu,

69.Niksar fethedildiğinde eski mabedin Fetih Camii adıyla anıldığını, daha sonraları yeni bir camii yapıldığını ve Ulu Cami olarak anıldığını, bu camiinin Anadolu’da inşa edilen eş bölüntülü mekan düzenine sahip camilerin ilk örneği olduğunu ve sonraki Türk şehir planlamasındaki ulu camilere örnek teşkil ettiğini,

70.Tokat’ın Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli ipek böcekçiliği ve ipekli dokuma merkezlerinden birisi olduğunu,

71.Anadolu’da yazılan ilk Türkçe Eser’in “Hz. Ali Cenknameleri” olduğunu, Hz. Ali Cenk Namelerinin Tokat ve Niksar civarında 1100’lü yıllarda Danişmendliler döneminde, Danişmedli coğrafyasında Türkçe olarak kaleme alındığını,

72.1847 yılına kadar Tokat’ın Osmanlı Karagümrüklerinin merkezi olduğunu,

73.Anadolu’da 1245 yılında yazılmış olan Danişmendname’nin kahramanları Türk olan, Anadolu’da oluşmuş ilk menkabevi destan olduğunu,

74.Anadolu’dan geçen Roma, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu dâhil yolların kavşak noktasının Tokat olduğunu,

75.Bir dönem sadece Sulu Sokakta 12 tane şehir hanının bulunduğunu,

76.Anadolu’da 1245 yılında yazılmış ilk eserlerden birisi olan Danişmendname’nin Battal Gazi Destanı ile Saltuk Gazi Destanı arasında yer aldığını, Anadolu Türk destanları zincirinin ikinci halkasını oluşturduğunu ve Türkiye’nin Türklere ait olduğunu gösteren tapu senetlerinden biri sayıldığını,

77.Dünyada ilk tek kişilik konaklamalı otel odaları dâhil olmak üzere butik otelciliğinde ilk defa Tokat’ta Deveciler Hanı’nda uygulandığını,

78.Dünyada günümüze ulaşmış en eski bağımsız bir helânın Tokat’ta “Sık Dişini Helâsı” adıyla hala mevcut olduğunu,

79.Selçuklu döneminde Anadolu’da ilk defa kanalizasyon şebekesinin (iki koşum at arabası geçecek büyüklükte) Tokat’ta yapıldığını ve Cumhuriyet döneminde dahi kullanıldığını,

80.Danişmendli Devleti’nin 1178’de Türkiye Selçukluları tarafından yıkılmasıyla birlikte bu beyliği oluşturan Türkmen boylarının Anadolu’nun farklı coğrafyalarına dağılarak yaşamlarını devam ettirdiğini,  Meydan Laraouse Ansiklopedisi’ne göre Anadolu genelinde 100 civarında Danişmendli adıyla kurulmuş köyün kaydına rastlandığını,

81.Aksu şebekesi ile 12 km’lik sulama sistemi ile Tokat şehrinin su ihtiyacının 600 yıl önce giderildiği,

82.Mevlana Celaleddin Rumi Hazretleri hayatta iken Konya’dan sonra açılan ikinci Mevlevi dergâhının Tokat’ta olduğunu,

83.Danişmendliler tarafından XII. yüzyılın ortalarında Niksar’da inşa edildiği tahmin edilen, halk arasında “Kulak Tekkesi” olarak bilinen, Emir Arslan Toğmuş Kümbeti’ nin giriş kapısı üzerinde bulunan kitabedeki yazının, resimsel mesajının, sözel mesajından da önde bir tasarım harikası olduğunu ve Sivas, Kayseri, Konya, Erzurum ve Amasya dâhil yakın coğrafyada benzeri bulunmadığını,

84.İl sınırları içerisinde 5 er yüz metre irtifa ile üç tane ovaya; (Niksar-Erbaa ovası 220 rakım, Kazova 650 rakım, Artova 1150 rakım) sahip Türkiye’deki tek vilayet olduğunu,

85.Dünyanın en kuzeyinde yetişen Lübnan sedir ormanlarının halen Erbaa ve Niksar Akıncılar köyü bölgesinde mevcut olduğunu,

86.Helenistik dönemde Karadeniz Bölgesi egemen gücü olan Mithridatlar hâkimiyetinde varlığından haberdar olduğumuz “üç tapınak devleti” nin Tokat’ta bulunduğunu,

87.Bu tapınak devletlerinin Anaitis, Omanus ve Anadatus’a adanmış Zela, Men’e adanmış Kabeira ve kelime anlamı “anne” olan Ma’ya adanmış Komana olduğunu,

88.Kazova (Dazimonitis) ‘nın ortasında Yeşilırmak’ın (İris) iki yakasında kurulan Komana’nın, bir kent olmaktan öte bir din merkezi olduğunu ve rahipler tarafından yönetildiğini,

89.Tokat müzesinin Anadolu’da ilk açılan (1926) müzelerden birisi olduğunu,

90. 1950 yılına kadar Tokat’ın İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra en çok vergi veren dördüncü vilayet olduğunu,

91.19 Mayıs 1919’da Samsun’dan başlayan Milli Mücadele hareketinin en önemli duraklarından birinin Tokat olduğunu,

92.Dünyada ilk külçe bakır üretim ve ticaretinin Tokat’ta yapıldığını,

93.1973 yılında Türkiye’den Bulgaristan’a ilk uçak kaçıran solcu hava korsanı Derviş Elmacıoğlu’nun Zileli olduğunu,

94.1980 öncesi siyasi olaylarda ilk öldürülen ülkücü şehit Ertuğrul Dursun Önkuzu’nun Zileli olduğunu,

95.Prens Charles’in Sulusaray Sebastapolis’i ziyaret ettiğini

96.1994 Yılında öldürülen gazeteci yazar Ahmet Taner Kışlalı’ nın Zileli olduğunu,

97.Çağımızın Dedekorkut’u olarak bilinen ünlü hikâye ve roman yazarı Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun Zileli olduğunu,

98.Türkiye’nin en zengin mermer yataklarının Zile’de bulunduğunu ve günlük Zile’den yaklaşık 50 tır kamyon ile Çin’e mermer ihracatı yapıldığını,

99.Orta Asya’daki kadın hatun yani “Katun” (kadın lider) geleneğini 1860 yılında Zile’de Anşa Bacı diye bir kadının yaşattığını ve Anadolu Aleviliği ’nde dedeliğin hanedan sürmesine rağmen Anşa Bacı’nın dede soyundan gelmeyerek orta Anadolu’daki büyük alevi gruplarını kendi talipleri arasına kattığını,

100..MÖ 2000’ li yıllarda Anaitisis dininin hac merkezinin Zile olduğunu, Zile deki Anahita tapınağına her yıl on binlerce Anaitis’in ekim ayının ilk haftası hacı olmak için geldiğini ve Zile panayırının bundan doğduğunu,

101.Osmanlı döneminde divan kararı ve padişah fermanı ile yayınlanan 6 panayırdan birinin Zile Panayırı olduğunu,

102.Dünyada bulunan 6 Hitit Tabletinden birinin Zile Küçüközlü Köyü’nden çıktığını,

103.1935 yılında Zilelilerin kendi aralarında topladıkları para ile Çekoslovakya’dan T16 tipi savaş uçağı alarak, Milli Tayyare Cemiyeti yani Türk Hava Kuvvetlerine bağışladıklarını ve uçağın adının Zile Tayyaresi olduğunu

104.Sulusuray’daki Antik Sebastopolis kentinin iki Efes Kenti Büyüklüğünde olduğunu ve gün yüzüne çıkmayı beklediğini,

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s